Haber Listemiz
E-Posta Adresiniz :

 
İstatistikler
  • Günlük Ziyaret : 106
  • Toplam Ziyaret : 457087
  • Üye Sayımız : 5052
  • Sık Sorulan Sorular : 95
  • Haberler : 173
  • Makaleler : 71
 
Online Kullanıcılarımız
  • Misafir Üye : 17
  • Online Üye : 5
 
Travmanın Fizyomekanik Etkileri ve Sonuçları
TRAVMANIN MEKANİZMALARI
Bu bölümde anlatılacak olan travmadan kasıt; basit olarak canlı bir sistemin dış kaynaklı ve zarar verici bir enerjiye maruz kalmasıdır. Pek çok durumda elektrik şoklarında olduğu gibi enerji birden aşırı miktarda organizmaya yüklenir. Ancak hipotermi ve soğuk ısırması durumlarında, aksine enerji sistemden alınır. Pek çok yaralanma durumunda enerjinin transferi mekanik etki olarak görülür. Mekanik değişiklikler, darp bölgesinde sistemde medana gelen değişikliklerle gözlenir. Deformasyon, sıkışma, esneme, yırtılma ya da bunların kombinasyonları travmaların neticeleridir. Deformasyon dalgası dokuda ilerlerken ön hatlardaki bölgeler doku bütünlüğünü koruyamayabilirler. Bunun nedeni pek çok dokunun viskoelastik olmasıdır.
Doku değişimleri aynı zaman da aktarılan enerjinin miktarına da bağlıdır. Vücudun homojen olmayışından ötürü, darbeye verilen doku yanıtı çok karmaşıktır. Eğer deformasyon yavaş bir şekilde olursa, yaralanma olmaksızın dokular yer değiştirebilir. Eğer deformasyon hızlı gerçeklerşirse, dokular yer değiştirmeden yaralanma meydana gelir. Tüm bu karmaşık tepkiler; dokunun gücü, yoğunluğu ve kollojen içeriğinin miktarı ile bağlantılıdır. Ateşli silah ve keskin madde yaraları, çarpma yaralanmaları ile benzerlikler gösterirler. Isırık yaraları ve çarpışma, doku avülziyonu ve ayrılması mevcutsa çarpma vakaları ile benzerlik gösterir. Ateşli ve kesici silah yaraları ile ısırık yaraları elastik deriden daha derin dokulara penetre olurlar. Örneğin ateşli silah yaralarında kemiğin parçalanması sonucu diğer bölümlerin de yaralanması söz konusudur.
Cerrahi travma da küt yara formlarına benzer. Operasyon sırasındaki kesme, ayırma, el ile genişletme, alet ve retraktör kullanımı söz konusudur. Termal ve elektrik yaralar ile nispeten daha az karşılaşılır. Isı, elektrik ve kimyasallar mekanik travmanın dışında farklı mekanizmalarla etki gösterirler. Isı eğer yoğunsa dokuyu dağlar ya da kömürleştirir.Daha düşük ısılar proteinleri pıhtılaştırarak hücre zedelenmesine ve nekroza yol açar. Elektrik enerjisi yolu boyunca ısıya dönüşür ve böylece dokuya zara verir. Elektrik kablolarını kemiren genç hayvanlarda pulmoner ödem ve katarakt oluşumları rapor edilmiştir.
Kimyasallar pek çok yol ile yaralanmaya neden olabilirler. Oksidasyon, redüksiyon,protein çökelmesi, koagulasyon ve hücresel nekroza yol açar. Tannik asit ve okzalik asit gibi protoplazmik zehirler enzim ya da iyonlarla birleşerek hücre ölümüne neden olurlar. Kantarit gibi vezikan ajanlar doku ile tepkimeye girerek histamin veya serotonin salınımına neden olarak işemi ve hücre ölümüne neden olurlar. Sülfirik asit gibi ajanlar dokuyu dehidre eder ve hücre ölümüne neden olurlar.
TRAVMANIN VÜCUT FONKSYONLARI ÜZERİNE ETKİSİ
Travma ve cerrahi sonucu oluşan etki, hücresel ve kimyasal dengeyi bozacaktır. Travmanın genel etkisi sistemik ve sellüler düzeylerde işler . Metabolik ve kardiyovasküler yanıt hipofiz hormonlarının ve bu yanıtın en üst kontrol noktası olan hipotalamus tarafından verilir. Doku ve inflamatuar hücrelerden gelen mediatörlerin; vücudun travma, şok ve sepsise verdiği yanıtta önemli faktör oldukları belirtilmiştir. Vücudun yaralanmaya verdiği yanıtın temel nedeni, iyileşme sürecinde gerekli olan oksijen ve temel maddelerin sağlanması, organ fonksiyonunun korunması ve böylece dengelerin sağlanmasıdır. Yaralanma arttıkça bu ihtiyaçlar ve de oluşacak olan tepkiler artacaktır. Bu yanıta neden olan tetiklemenin psişik stres, afferent sinir stimülasyonu ve vücuttaki sıvı hacminin azalması olduğu belirlenmiştir.
Erken nöroendokrin yanıtı başlatan etkinin dolaşım hacminin ve doku hipoksisinin olduğu görülmektedir. Yangısal hücre infiltrasyonu yaralanma sonrası yanıt neticesinde gerçekleşir. Bir organizmanın travmaya verdiği yanıt iki fazdan oluşur ve medcezire benzetilebilir. Bu reaksiyonun yoğunluğu, yaranın ciddiyeti ve düzelme sürecinin süresine bağlıdır. İlk faz canlının hayatta kalabilmesi için sürmesi gerektiği kadar devam eder. Bu sürede metabolik hız ve oksijen emiliminde azalma söz konusudur. Sonraki süreç organ fonksiyonlarını korumak ve hasarlı dokuyu iyileştirmek için enerji ve substratların organizasyonundan oluşur. Bu fazda artan metabolik hız ve oksijen emilimi söz konusudur.
Senaryo kan hacmine yanıtla başlar . Kan hacmindeki değişiklikler hipotalamusa ulaşır ve spinal kordaki retiküler formasyona iletilir. Bu gelişme sempatik postganglionik sinir uçlarından kateşolamin salınımını sitimüle eder. Kateşolaminler kardiyak çıkışı azaltır ve kan akımını düzenler. Metabolik hızı arttırır, glikojenoliz ve lipoliz ile enerji depolarını mobilize eder. Hipovolemi ağrı ya da doku yaralanması sitimulusları kontrol edildiğinde epinefrin ve norepinefrin normal seviyelere düşer. Bu hormonların konsantrasyonları büyük oranda yaralanmanın ciddiyeti ile ilişkilidir. Kısa süreli kateşolamin yanıtı organizmaya mobilize enerji ve düzenlenmiş organ fonksiyonları sağlar. Ancak uzun süreli kateşolamin etkisi sürekli kanlanmanın önemli olduğu orğanlarda, doku işemisine neden olabilir. Hipotalamus, böbreküstü bezlerinden salınan kortizolün konsantrasyonunu hipofizden salgılanan ACTH ile kontrol eder. Kortizol glukoneojenezi ve protein katabolizmasını stimüle eder. Yanıt olarak ADH da salgılanarak travmayla oluşan serum ozmolaritesindeki değişimleri düzenler. Yaralanma sonrası diğer hipofiz hormonlarının etkileri, salınıyor olmalarına rağmen klinik etkileri çok iyi anlaşılamamıştır. Metabolizma ve substrat düzenlenmesi yaralanma sonucu bozulur.
Sitokinlerin travma, şok ve sepsis sonucu oluşan değişikliklerden sorumlu olduğu bilinmektedir. Makrofaj ve monositler tarafından üretilen TNF’nin metabolik etkileri olduğu bildirilmişir. TNF varlığında glikoz transportu artar hücre içi glikojen azalırken laktat ve lipolizin artmasına neden olur. TNF aynı zamanda periferal dokulardaki aminoasitlerin mobilizasyonuna ve C-reaktif protein, haptoglobin, serulo plazmin ve beta-makroglobin gibi hepatik akut faz proteinlerinin üretimine neden olur. Salınım süresi uzadıkça sepsiste olduğu gibi kardiyak çıkışta azalma, hipotansiyon ve şok meydana gelir. Bir diğer sitokin yine makrofajlar tarafından üretilen interlöykin-1 dir. Löykositoz ve ateşe neden olur, akut faz proteinlerini indükler ve hipofiz kortikotropin salınımını azaltarak doğrudan adrenal korteksi uyarır. Aynı zamanda aminoasitleri mobilize eder ve azalan azot salınımıyla sonuçlanır. Prostoglandinlerin genel olarak yaradaki etkileri iyi anlaşılamamıştır. Yine de bir antiprostoglandin olan indometasin uygulaması sonucu cerrahi sonrası kateşolamin ve kortizol seviyelerinin azaldığı görülmüştür. Buna göre prostoglandinlerin travma yanıtında önemli yer tuttukları söylenebilir.
TRAVMADA SUBSTRAT DÜZENLENMESİ
KARBONHİDRATLAR
Hiperglisemi her yaralanmada glukagon ,kortizol ve de en çok epinefrine yanıt olarak oluşur. Glukagon, kateşolamin ve kortizol hiperglisemi oluşturur ve travmanın metabolik etkilerini yeniden ortaya çıkarır. Karbonhidratlar hayati organlar tarafından enerji kaynağı olarak kullanılırlar. Glukoz takviyesi köpeklerin ciddi hemorajik şoklarında yaşam süresini uzatır ancak hayati idameyi kesinleştirmez. İnsülin sekresyonunun yaralanma sonucu arttığı belgelenmiştir. Bu süre içerisinde dokularda insülin direnci söz konusudur. Bunun nedeni persistent hiperglisemide, glikoz tolerans testine yanıt olarak oluşan diyabetik yanıttan ibarettir.
PROTEİN
Üriner azot salınımı yaralanma sonrasında artar ve plazma proteinleriyle birlikte kısmen albumin seviyesi de azalır. Bu değişim yaralanmadan 3-5 gün sonra başlar ve yaranın yoğunluğuna göre devam eder. Yanıklar ve sepsis uzun süreli protein kayıplarına neden olurlar. Kaybedilen proteinlerin pek çoğu dalak ve karaciğer kökenli olmak üzere iskelet kası proteinleridir. Sindirilen protein de glukoza çevrilerek denge korunmaya çalışılır. Bunun açıklaması yaralanma sonrası yarı açlık ile düşen karbonhidrat kaynakları ve yağ asitlerinin karbonhidrat bileşiklerine çevrilememesidir. Aminoasitler hepatik glikoneojenaz ve akut faz proteinleri için temel oluştururlar. Sonuç kas katabolizması ve aminoasitlerin karaciğerde deaminasyonu ile birlikte glukoz oluşumudur. Eksojen glukoz uygulaması az da olsa protein katabolizmasını engeller.
YAĞ
Yaralanma sonrasında artan kortizol ve kateşolamin seviyeleri yağların yağ asitleri ve gliserole dönüşümünü sağlar. Yağ asitleri karaciğerde ve periferal dokuda Asetilkoenzim-A ya çevrilirek krebs döngüsüne girerler. Yağ asitleri ketonlara, betahidroksibütirik aside ve aseto asetata dönüşür. Bu ketonların konsantrasyonu, yaralanma sonrasında açlık döneminden daha düşüktür. Bunun yaralanmanın ciddiyeti ile alakalı olduğu sanılmaktadır. Yaralanma sonrasında artan keton tüketimi ve azalan keton üretimi söz konusudur. Beta-Adrenerjik reseptörler lipolizi kontrol eder. Travma ve sepsisde farklı gecikmiş yağ mobilizasyonları söz konusudur. Travmada yağ asitlerinin sonradan hissizleşen reseptörler sayesinde azaldığı görülür. Sepsisde Beta-Adrenerjik yanıtın erkenden azalması pek çok gün sonra dahi lipolizin artmasıyla sonuçlanır. Travma ve sepsise oluşan yanıt kaçınılmaz ve modifikasyonu zor olan nöroendokrin bir yanıttır. Metabolik yanıtın anlaşılması, komplikasyonları azaltmak için beslenmenin takviyelenmesi ile durumdan faydalanılmasını sağlar.
Kaynak : FOSSUM T.W. (2002) : Small Animal Surgery. Mosby, St. Lois, Missouri

02.12.2006 13:49:45

Önceki Sayfa

 

Bölüm İçeriği

Kırım Kongo Kanamalı Ateşi... (2081 kez okunmuştur.)
 
 
Kaşeksi (1295 kez okunmuştur.)
 
Kardiyojenik Öksürük / Dispne (1354 kez okunmuştur.)
 
Kusma ve Olası Sebepleri (2083 kez okunmuştur.)
 
Kilo Kaybı (1265 kez okunmuştur.)
 
 
Köpek sahiplenmek ve onun tüm gereksinimleriyle ilgilenmek büyük bir sorumluluktur, hatta bazen hayatın...
 
Bu makalede, köpek ve kedilerde kısırlaştırma zamanının, vücut gelişimi, kilo durumu ve yağlanma, hayvanın davranışları ve meme tümörleri üzerine...
 
Köpeklerde Pyometra (1072 kez okunmuştur.)
Pyometra dişi köpeklerin en ağır jinekolojik hastalığıdır.
 
Köpekte Profilaktik Mastektomi (735 kez okunmuştur.)
Köpeklerde meme tümörleri, deri tümörlerinden sonra en sık görülen tümör tipidir.
 
Prenatal takipte gebe köpeğin temel gereksinimlerini belirlemek, fötal sağlığı korumak ve doğru girişimleri erken zamanda yapmak önem taşır...
 
Kendiliğinden beslenemeyen kedilerin beslenmesinde (force feed) kullanılabilecek bir besleme yöntemi olarak Nazogastrik Sonda (NG)...
 
Ultrasonun Hikayesi (853 kez okunmuştur.)
İŞİTİLMEYEN SESLER Bundan yaklaşık 40 yıl önce, sıcak bir öğleden sonra, Durham Üniversitesi Senatosu, öğretim programını ve bilimsel derece ile ilgili kuralları uykudan ağırlaşmış bir halde görüşürken...
 
Ultrasonografi; idrar kesesi idrar ile dolu olarak pelvik boşluktan abdominal boşluğa doğru geçtiği zaman ve barsak içeriği görüntüyü engellemediği zaman mükemmel bir görüntüleme yöntemidir...
 

Kedilerin yaşam süreçlerinde geçirdikleri olgünluk evreleri...

 
Sıcak ve güneşin keyfini çıkardığımız günlerde minik dostlarımızın da can güvenliğini unutmamak adına faydalı bilgiler...
 
Kırım-Kongo Kanamalı Ateşİ (KKHA), keneler tarafından taşınan Nairovirüs isimli bir (virüs) etken tarafından oluşan bir enfeksiyondur...
 
Kedilerde Üreme Davranışları (1120 kez okunmuştur.)
Kedilerin anöstrusları gün ışığının mevsimsel değişimi ile ilgilidir. Bu olaya “fotoperiyodizm” denmektedir...
 
Koala nın Fizyolojisi (652 kez okunmuştur.)
Bir koala gören kişilerin ortak tepkisi bu hayvanı canlı bir oyuncak ayıymış gibi düşünmek oluyor ve evlerinde besleyip besleyemeyeceklerini soruyorlar...
 
1. ATOPİ (ATOPY): Atopi, saman nezlesi ile eşdeğer bir hastalıktır...
 
Brakisefalik ırk köpekler diğer ırklardan daha kısa bir kafatasına sahiptirler...
 
1. DİABETES MELLİTUS (DIABETES MELLITUS): Normalde pankreastan salgılanan ve hücrelere şeker alınımını düzenleyen insülin hormonuna bağlı, karbonhidrat / şeker kullanımının...
 
1. KRONİK HEPATİT (CHRONIC HEPATITIS): Karaciğerin yangı ve doku ölümü ile karakterize bir hastalığıdır. Etkilenen hayvanlarda yavaş ilerleyen bir karaciğer hastalık tablosu vardır....
 
1. KRİPTORŞİZM (CRYPTORCHİDİSM): Doğumdan sonra testislerin skrotuma inmesi yaklaşık 10 günde tamamlanır....
 
KÖPEKLERİN KALITSAL KALP DAMAR HASTALIKLARI 1. AORTİK STENOZİS (AORTIC STENOSIS)
 
İmmun sistem olgunlaşmamış hücreler de dahil olmak üzere eritrositleri üretimden daha hızlı bir şekilde parçalar....
 
Dondurulmuş Boğa Sperması Nasıl Çözdürülür? (30 Mayıs 2007) Dondurulmuş boğa spermaları su banyosunda, +380C de, 25-30 saniye bekletilerek...
 
Epizootik Hemorajik Hastalık (1809 kez okunmuştur.)
Epizootik Hemorajik Hastalık (EHD = Epizootic Hemorrhagic Disease) (AĞUSTOS 2007) Daha çok geyiklerin bir hastalığı olup, tüm ruminantlarda görülebilir. Etkeni virüstür (orbivirus)
 
İneklerde akut metritis olgusunda rol oynayan faktörler : Akut puerperal metritisin ortaya çıkmasında iki ana faktör söz konusudur.
 
DELİ İNEK HASTALIĞI (BSE) (OCAK 2007) Sığırların süngerimsi beyin hastalığı, Bovine Spongiform Encephalopaty veya İngilizce olarak MAD COW DISEASE...
 
Autoimmun Hemolitik Anemi (AIHA) (782 kez okunmuştur.)
Autoimmun Hemolitik Anemi (AIHA) Hastalık; antikorların bağlanması sonucu, kan hücrelerinin (eritrositler) yıkımlanması...
 
Discoid Lupus Erythematosus (1219 kez okunmuştur.)
Discoid Lupus Erythematosus Burun üzerinde, eritem ve pigment kaybı ile karekterize bir hastalıktır...
 
Lyme Disease (Lyme Hastalığı) (1556 kez okunmuştur.)
Lyme Disease (Lyme Hastalığı) Kenelerden geçen bir hastalıktır. Aşı ile korunma sağlanabilir. Hastalık etkeni nedir ? Hastalık etkeni Borrrelia burgdorferi dir.
 
Diabetes Mellitus (Şeker Hastalığı) Pankreas bezinin vücudun ihtiyacı olan insülini yeteri kadar salgılayamaması sonucu ortaya çıkan bir hastalıktır.
 
Diabetes Insipidus (Şekersiz Diyabet) şekersiz diabet olarak da bilinen hastalık, hipotalamusda sentezlenip, hipofizde depolanan antidiüretik hormonun...
 
Hypoglycemia (Düşük Kan Şekeri) (1202 kez okunmuştur.)
Hypoglycemia (Düşük Kan Şekeri) Kan glikoz seviyesinin aşırı düştüğü durumlarda ortaya çıkan bir hastalıkdır...
 
Hyperadrenocorticism (Cushing Hastalığı) Hipofiz veya adrenal bezlerde oluşan herhangi bir bozukluk aşırı glucokortikoid üretimine sebep olur...
 
Hypoadrenocorticism (Addison Hastalığı) Hastalık adrenal bezlerin salgıladığı glucokortikoid ve mineralocortikoid seviyesinin düşmesi...
 
Hyperparathyroidizm (566 kez okunmuştur.)
Hyperparathyroidizm (Paratroid Bezlerinin Aşırı çalışması) Paratroid bezlerinin tümör veya herhangi bir sebepden dolayı aşırı çalışması...
 
Hypoparathyroidizm (795 kez okunmuştur.)
Hypoparathyroidizm (Paratroid Bezlerinin Yetersiz çalışması) Paratroid bezlerinin yetersiz çalışması sonucu ortaya çıkan bir hastalıktır...
 
Hypothyroidizm (579 kez okunmuştur.)
Hypothyroidizm (Troid Bezlerinin Yetersiz çalışması) Troid bezlerinin yetersiz çalışması sonucu ortaya çıkan ...
 
Hyperthyroidizm (815 kez okunmuştur.)
Hyperthyroidizm (Troid Bezlerinin Aşırı çalışması) Troid bezindeki bozulma tüm metabolizmayı etkiler. Bu nedenle semptomlar ...
 
Köpeklerde Arı Sokması (1074 kez okunmuştur.)
Arı Sokması özellikle köpeklerde sık karşılaşılan bir durumdur ve ölümcül allerjik şoklara neden olabilir...
 
Striknin Zehirlenmesi (630 kez okunmuştur.)
Striknin Hindistan, Güneydoğu Asya ve kuzey Avusturalyada yetişen Kargabüken bitkisinin tohumlarından elde edilen bir alkaloid maddedir...
 
Köpeklerde Malassimilasyon Sendromu Sindirim sisteminde oluşan bir aksamaya bağlı olarak gelişen beslenme problemi...
 
Kedi ve Köpeklerde Anal Kese Hastalıkları; Exokrin bir salgı bezi olan anal keseler iki adet olup anüsün her iki tarafında ve anüsten biraz daha aşağıda yer alır.
 
İnsanlarda Kuduz (1826 kez okunmuştur.)
Kuduz hastalığı, çok eski zamanlardan beri bilinen ve insan ve hayvanlar için çok tehlikeli olan, bulaşıcı ve öldürücü bir hastalıktır. Bu yüzden günümüzde, birçok ülkede hala önemini taşıyan zoonozların başında gelir....
 
Kedi ve Köpeklerde Tetanoz (1148 kez okunmuştur.)
C. tetani ; gram pozitif spor oluşturabilen anaerobik bir bakteridir. Etkenin sporlarının yara ile vücuda girişi ve etkenin çoğalmasıyla....
 
Kedilerde Üreme (789 kez okunmuştur.)
Dişinin kızgınlık ya da dönem olarak da adlandırılan bu ilk östrusu hayvanın ırkına va mevsime bağlı olarak değişkenlik gösterir...
 
Köpeklerimizin Aşıları (709 kez okunmuştur.)
Aşı hastalık etkeninin belirli yöntemler kullanarak etkisiz hale getirilmesiyle (inaktivasyon) hazırlanan ve canlıya....
 
Köpeklerde Görülen Parazitler (2752 kez okunmuştur.)
Köpek bakıyorsanız; ailenizin ve köpeğinizin sağlığını korumak adına bilmeniz gerektiğini düşündüğümüz birkaç püf noktası...
 
Köpeğinizin kaşınmasının sebebinin esansiyel yağ asidi eksikliği olabileceğini biliyor musunuz?...
 
Özellikle kuru mama ile beslenen kedilerin sahipleri, hayvanlarının yeterli miktarda su içip içmedikleri genellikle kontrol etmezler...
 
Milyonlarca kasaplık hayvan kurban bayramı süresince dinimiz gereğince kesilmekte ve de tüketilmekte...
 
Kuduz - Genel (1159 kez okunmuştur.)
KUDUZ (Rabies, Lyssa, Tollwut, Le Ruee, Hydrofobie) Tanım: Kuduz bütün sıcakkanlı hayvanlarda ve insanlarda...
 
Bu derleme ile ülkemizde çok fazla üzerinde durulmayan ve operatif olarak ender uygulanan “Karaciğer Cerrahi İşlemleri”...
 
Büyük yaralar ciddi doku kayıplarına ya da kontaminasyonlara neden olabilirler. Genellikle primer ya da...
 
İneklerde Kuru Dönem Beslemesi (1346 kez okunmuştur.)
Kuruya çıkarma; laktasyondaki bir süt ineğinin, normal şartlarda, gebeliğinin son iki ayında sütten çıkarılması işlemidir...
 
Avian influenza (AI), tavuk vebası, kuş gribi olarakta adlandırılan hastalık; evcil ve yabani kanatlı hayvanların...
 
SITMA NEDİR? NASIL BULAŞIR? (1103 kez okunmuştur.)
Sıtma parazitlerin neden olduğu tropikal ve subtropikal birçok bölgede görülen yaygın ve yaşamı tehdit eden bir hastalıktır...
 
Euthanasia (Ötenazi) (1351 kez okunmuştur.)
Nedir, kimler kararını verebilir?, hangi durumlarda uygulanması doğrudur....
 
Etik ve Deontoloji (581 kez okunmuştur.)
Etik eski yunanca olan Ethos (örf – adet - gelenek) kelimesinden köken alır...
 
Apartmanda köpek besleyenler... (1085 kez okunmuştur.)
Apartmanda köpek beslenmesi ile ilgili malesef istenmeyen durumlar ortaya çıkıyor. Aşağıda emsal bir mahkeme kararı var. Fikriniz olsun diye yolluyorum...
 
Zoonoz Hastalıklar (770 kez okunmuştur.)
Zoonoz hastalıklar hayvanlardan insanlara (zooantroponoz) ve insanlardan hayvanlara (antropozoonoz) bulaşabilen hastalıklardır...
 
Kuduz (966 kez okunmuştur.)
Bir enfeksiyon hastalığı olan kuduzun etkeni...
 
Site İçi Arama
 
Üye Girişi
E-Posta Adresiniz :

Şifreniz :
 
Mini Anket

Evcil Hayvanınızı Nereden Aldınız ?

  • Anne altından
  • Petshop tan
  • Çiftlikten

Anket Sonuçları

 
Sayfalarımız en iyi Internet Explorer 5.0 ve üstü kullanılarak ve 1024x768 çözünürlükte izlenebilir.
© VeterinerHekim.Net 2009. Bu Sitedeki bilgiler kaynak gösterilerek kullanılabilir.
Öneri, eleştiri ve reklam talepleriniz için webmaster@veterinerhekim.net